.

46

04 December 2024, 12:37

Tunuslu Estetik Cerrahlar

46

04 December 2024, 12:33

Tunuslu Estetik Cerrahlar

Tunuslu Estetik Cerrah
https://www.dr-chiraz-bouzguenda.fr/

TahsinYilmaz

28 November 2024, 21:41

Enformasyon bahsini hiç bu şekilde ele almış mıydınız?: https://enformasyonrafinerisi.com/

TahsinYilmaz

28 November 2024, 21:41

Enformasyon

Enformasyon bahsini hiç bu şekilde ele almış mıydınız?: https://enformasyonrafinerisi.com/
  • enformasyonrafinerisi.com

    Enformasyon Rafinerisi, Enformasyon Rafinerisi

    İnsana has hayatiyette açılan boşlukları, insani söz ile dolduramazsınız. Çünkü o boşluklar insaniyet kaale alınmadığı için oluşmuştur. Lewis Mumford’un “Teknolojik Dayatma” demek istedi kanımca diyerek “Technological Imperative” isimli makalesinden, yine “bence böyle böyle söylemek istedi.”

TahsinYilmaz

28 November 2024, 21:40

Bosphorusian yönetiminde bir İzmir organizasyonu: https://www.ttihealth.com.tr/fuar-hakkinda-fuar-kunyesi

TahsinYilmaz

28 November 2024, 21:40

Bosphorusian

Bosphorusian yönetiminde bir İzmir organizasyonu: https://www.ttihealth.com.tr/fuar-hakkinda-fuar-kunyesi

TahsinYilmaz

27 April 2024, 20:48

Mimle

Ticaretin iğfali mütecaviz “kapitalizm”i intaç ettiyse nasıl, aynıyla ilamatın iğfali mütecaviz “enformasyonizm”i intaç edecektir. İşbu tecavüze ayamayıp, bi’l-akis mendup, mübah, mısmıl “yenilik” sananlar, “modernetik” dediğim hallerden bir hali teşkil etmektedirler keza.
https://enformasyonizm.wordpress.com/2016/05/15/enformatik-radyasyon-serpinti/

nureplay

14 August 2024, 07:40

Mimle


  • instagram.com

    SHUDER | 📌Birleşik Krallık menşeli sosyal hizmet kurumu UK Aid Direct ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) desteğiyle yürütülen "Deprem... | Instagram

    118 likes, 1 comments - shudernegi on December 14, 2023: "📌Birleşik Krallık menşeli sosyal hizmet kurumu UK Aid Direct ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) desteğiyle yürütülen "Deprem Sonrası Erken Toparlanma İçin Mesleki Eğitim, İstihdam ve Sosyal Hizmetler Aracılığıyla Toplum Temelli Modeller Oluşturma Projesi" kapsamında Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi'nin açılışı yapılmıştır. Açılış programı kapsamında 13.12.2023 Çarşamba günü düzenlenen panele SHUDER Gaziantep Şube Başkanı Sinan Turunç "İnsan Hakları ve Sosyal Hizmet Perspektifinden Engelli Kadınlar" başlıklı sunumu ile Derneğimizi temsilen katılmıştır. #kahramanmaraş #engelsizyaşammerkezi".

nureplay

02 August 2024, 07:32

BOSPHORUSIAN

Proje takip ve başlangıç sayfasında faal olunduğunu vurgulamak adına gösterge çubuklu temaların değerlendirilmesi görüşü;
https://elements.envato.com/insuren-insurance-agency-wordpress-theme-7VFMPL4

nureplay

02 August 2024, 07:34

BOSPHORUSIAN

Proje takip ve başlangıç sayfasında faal olunduğunu vurgulamak adına gösterge çubuklu temaların değerlendirilmesi görüşü 2;
https://elements.envato.com/potopath-digital-agency-elementor-template-kit-U6SJ352

nureplay

02 August 2024, 07:36

BOSPHORUSIAN

Projelerin tanıtım aşamasındaki ön sunumlarını vurgulamak adına kaydırmalı giriş sayfası temalarını değerlendirme görüşü;
https://elements.envato.com/egens-creative-agency-wordpress-theme-5TTPV78

nureplay

02 August 2024, 07:43

BOSPHORUSIAN

Bireysel proje önerisi ve bu kapsamda proje konularının ana hatlarını yazmak isteyen meraklıların sanal ortamda bizlere ulaşmasını sağlayan katılım kutucuğunun eklenmesi görüşü;
https://elements.envato.com/obour-digital-marketing-agency-wordpress-theme-Q5DB9Y4

nureplay

02 August 2024, 07:45

BOSPHORUSIAN

Aşağıda yer alan kategorilerin toparlanmış hali örneği;
https://elements.envato.com/crowd-seo-digital-marketing-agency-elementor-templ-MH2NQQ4

enginkdemir

08 June 2024, 09:47

enginkdemir Remimledi

Emirhan

07 June 2024, 11:13

Bu benim ilk paylaşımım.

Emirhan

07 June 2024, 11:13

Emirhan Remimledi

Emirhan

07 June 2024, 11:13

Bu benim ilk paylaşımım.

Emirhan

07 June 2024, 11:13

Mimle

Bu benim ilk paylaşımım.

TahsinYilmaz

27 April 2024, 20:43

Mimle

Ahretimizi kazandığımız yer kılınacak bir dünya ihtimal dahilinde ise eğer işte geçmişimizin ‘bilgiişlem uzmanlığından’ bugüne intikal eden terbiyeyi ikmal etmemize bağlıdır bu.
https://wordpress.com/view/allahraziolsun.wordpress.com

alemihaber

10 May 2024, 16:40

alemihaber Remimledi

enginkdemir

10 May 2024, 08:15


Yeni Nesil Teknoloji Yapay Zeka



Arkadaşım ile otobüste giderken mevzu “yapay zeka”ya geldi. Kendisi, yapılacak her türlü gelişmenin dünyanın sonunu yaklaştırdığına inanıyor. Yapay zekanın ise bizdeki kullanımın yanlış olduğunu da izah etti. Bizler daha çok sempatik tarafı, madalyonun aydınlık tarafı ile bilindiğini de söyledi. Karanlık tarafının, yapabileceklerinin sınırı olmadığını bilmediğimizi anlattı. Merak ettim ve şu yapay zeka hakkında kısa bir araştırma yaptım.



Yapay Zeka kısaca; bir bilgisayar ya da robotun çeşitli faaliyetleri insanlara b...

Daha Fazlasını Gör
Yeni Nesil Teknoloji Yapay Zeka

Arkadaşım ile otobüste giderken mevzu “yapay zeka”ya geldi. Kendisi, yapılacak her türlü gelişmenin dünyanın sonunu yaklaştırdığına inanıyor. Yapay zekanın ise bizdeki kullanımın yanlış olduğunu da izah etti. Bizler daha çok sempatik tarafı, madalyonun aydınlık tarafı ile bilindiğini de söyledi. Karanlık tarafının, yapabileceklerinin sınırı olmadığını bilmediğimizi anlattı. Merak ettim ve şu yapay zeka hakkında kısa bir araştırma yaptım.

Yapay Zeka kısaca; bir bilgisayar ya da robotun çeşitli faaliyetleri insanlara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti olarak tanımlanmış. Bu tanım arkadaşımın söylediği ile benzeş. Fakat daha iyi anlayabilmek için yapay zeka olarak karıştırılan; belki de yapay zeka’nın temelini oluşturan bazı teknolojik aletlerden bahsetmek istiyorum. Örneğin cep telefonun ilk akıllandığı dönemde alarm buna güzel bir örnek olabilir. Mekanik aksamlı saatlerde alarm bir zemberek ile kuruluyor ve o zemberek boşaldığı zaman alarm çalmaya başlıyor. Tekrar alarmın çalışabilmesi için zembereğin çevrilmesi gerekiyordu. Hızla gelişen teknoloji sayesinde dijitalleşen saatlerde alarm yapay zekanın öncüsü sayılabilir(mi?). Bu yapay zekanın ilk örneklerini akıllı olarak adlandırılan cep telefonlarında gördük. Senkronize olabilen rehber, not defteri, randevularımız hatta tüm hayatımız. Bizleri telefona bağımlı olmaktan kurtarıp, bilgisayar, televizyon vs. her türlü teknolojik alet ile iletişim kurulabilir hâle getirdi. İşlevler değil; çünkü randevularımızı hâlâ manuel olarak girmek zorundayız ama bu girdilerin bir yerden bir yere götürülmesi, işlenmesi, düzenlenmesi hatta bizler için tavsiyeler sunan bilmediğimiz bir program çalışmakta. İşte bu olsa olsa yapay zekadır.

Henüz emekleme döneminde olduğu söylenen yapay zekanın tezahürlerini şimdilerde herkesin cebinde görmekteyiz. İlk Siri olarak kendini gösteren yapay zeka sonrasında Cortana, Google Now, IBM Watson, IPsoft Amelia ve pek çok örneklerini google play’den görebileceğimiz şekilde türemişlerdir. Bu gelişmeler yapay zeka olarak yapmış olduğum ilk tanıma ne kadar yakınlar?



YAPAY ZEKA NEREYE KOŞUYOR

Yapay zeka olarak bize sunulan bu programların neler yapabildiklerine baktığımda sohbetin dışında internette arama yapmakta, paylaşımda bulunmakta ya da sesli arama komutlarını (bazılarını) gerçekleştirmekte. Gerçekte yapay zeka bu mu? Eğer bu ise dünyanın sonu nasıl gelebilir? Örnekleri biraz daha artıralım. Şimdilerde yapay zeka otomobillerde çok moda. Toyota otomobili için geliştirdiği Yui adlı yapay zekayı (asistan) tanıttı. Elbette Toyota otomobili tanıttı ve otomobil ile birlikte bu asistanı tanıttı… Yapay zeka sürücünün yapması gereken tüm kuralları yerine getirmek için sürücüsü ile devamlı bir iletişim halinde. Hatta oluşabilecek muhtemel kazaların önüne geçmek için önlemler alabilmekte. Bir düşünün otomobiliniz ile boş bir otobanda hızla giderken sizin isteğiniz dışında otomobil bir anda yavaşlıyor. Neler olduğunu anlamak için etrafa bakınırken ilerde bir kaza olduğunu ve yolun tek şerite düştüğünü görüyorsunuz. Sizin şu yapay zekanız yaşayacağınız muhtemel bir kazayı önlemiş oldu.

Bu şekilde anlatılan gelişmeler ve yapılan benzer uygulamalar güzel. Ben dünyanın sonunu hâlâ göremedim! Dünyanın sonuna gelmeden önce bu yapay zekanın nasıl çalıştığı hakkında biraz bilgi edinelim.

nöron yapısı

Yapay zekayı anlayabilmek için önce insan beyninin temeli olan sinir hücrelerine bakalım.

İnsan beyninde yer alan sinir hücrelerin yani nöronların yapısı bir gövde, bir kuyruk ve saçaklardan oluşur. Ana gövdeye soma ve saçaklara dendrit deniliyor. Uzun kuyruğun adı akson ve aksonun ucunda yer alan saçaklar ise snaps olarak isimlendirildi.

Basit bir ifadeyle dendritlerden gelen sinyaller ölçülüyor, işleniyor, aktarılıyor ve depolanıyor. Sinyal sayısı yeterliyse oluşan voltaj farkı, aksonun sinyal yollamasına sebep oluyor. Buradan da diğer sinir hücrelerine uyarı gidiyor. Hücreler uyarılıyor, elektrik sinyalleri iletiliyor ve beyin çalışıyor.

Elektronik devreler de bu sistemi taklit etmeye çalışıyor. Ne kadar başarılı olduğu ise ortada. İnsan beyninde ortalama 20 milyar nöron var. Her nöron aşağı yukarı 10 bin kadar başka nörona bağlı. Yani insan beynin bütün işlemleri inanılmaz paralellikte ve karmaşıklıkta gerçekleşiyor. Bu karmaşık ağın yapısı ve esnekliği ise kolay kolay taklit edilemiyor. Fakat bir bilgisayar işlemcisindeki transistör sayısının 2 milyara yaklaştığını düşünecek olursak arkadaşımın ve Stephen Hawking’in Dünyanın Sonu gelecek kuramı hafife alınmaması gerektiğinin ipuçları niteliğinde… Size daha kötüsünü haber vermem gerekirse kullanmakta olduğumuz bilgisayarların yakın zamanda teneke olabileceği ve bunların yerini Kuantum Bilgisayarların alacağını söylersem öngörü hatalı olmaz. Eğer gelecek kuantum ise bu şu anlama geliyor ki milyarlarca verinin saniyeler içinde bilgisayar tarafından işlenmesi demektir. Korkmak için henüz erken; çünkü Kuantum bilgisayarların çalışmasının temelindeki kübit adı verilen fotonları kontrol etmeyi tam anlamıyla başarabilmiş değiliz. Şimdilik sadece şifre kırmak için kullanılmakta.



YAPAY ZEKA NASIL ÇALIŞIR

1957 yılında Fran Rosenblatt insan beyninin çalışma şeklini çözmek için Perceptron adı verdiği tek bir nöron modeli hazırladı. Algılayıcı, fark edici gibi anlamlara gelen Perceptron, biçim algılamak için hazırlandı.

Perceptron’un tasarım gayet basit, veriler giriyor ve her verinin bir ağırlığı var. Veri temel olarak 1 ve 0 olsa da taşıdığı ek bir değeri olan ağırlık ile çarpılarak hesaplanıyor. Sonuçlar ortaya konuyor ve değerler belirli bir aktivasyon eşiğini aşıyorsa 1, aşmıyorsa 0 sinyali gönderiliyor. Böylece bilgisiyar sadece 1 ve 0 veri girişi değil, gelen verilerin doğruluk oranını da hesaba katmış oluyor.

perceptron

Bu işleme yardımcı olmak için başka, bir de eğilim katılıyor. Sonuçları daha doğru hale getirmek için başa sabit bir değer ekleniyor. Bu değer sayesinde perceptronun kararsız kalması engelleniyor. Ağırlıklar önceden hesaplanmış sonuçlara göre belirlenip işleme dahil ediliyor.

1 ve 1 verisi 1 sonucunu, 0 ve 1 verisi 0, 0 ve 0 verisi 0, 1 ve 0 verisi de 0 sonucunu veriyorsa burada sonuçların çoğu 0 olacaktır. Yani ağırlık 0’dır. Bu şekilde belirlenen ağırlık, 4 kombinasyondan 3’ünde doğru sonuç verecektir. Bu eğilim seti 1 hata üretecektir.

Ağırlıklar bu hatayı da hesaba katacak şekilde değiştirilir. 0 ve 1 arasında bir sabit belirlenir, bunun adı da öğrenme oranıdır. Bu teoride işe yarasa da tek katmanlı perceptron başarılı olamamıştır. Başarısız olan tek katmandan çok katmanlı sisteme geçiş yapıldı. Çok katmanlı perceptron girdi katman, gizli katman ve çıktı katmandan oluşmaktadır.

perceptron çok katmanlı

İlk sistem ileri doğru veri ileten nöral ağ iken, çok katmanlı sistemde en az üç katman vardır ve daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Gizli katman örnekte üç adet perceptrondan oluşmakta ama bu sayı artabilir. Sayı arttıkça başarı da artar. Bu tür ağların esas sorunu doğruluğu kanıtlanmış verilerin gerekmesidir.

Kullanılan standart fonksiyon: f(x) = 1/(1+e-x) şeklindedir. Başka algoritmalar hiperbolik tanjantı ve hata fonksiyonunu da dahil etmiştir. Ağırlıklı girdiler yoğun olduğunda 1’e yakın, çok az olduğunda 0.5, çok büyük ve negatif olduğunda ise 0’a yakın bir sonuç verilmektedir. Hesaplanan ağırlıklar sayesinde yapay zekanın benzer olanı bulması son derece kolaylaşmaktadır.

Rastlanma sıklığı yüksek ise doğruluk değeri yüksek, değilse düşük ölçümü esas alınıyor görüldüğü üzere. Bu kritere ne kadar emniyet edebiliriz? Yapay zekadan endişe edenler, yapıcı tenkitlerini bu yönde geliştireceklerse demek ki 'sonlu durumlar tablosu'nu güncellemekte başarılı sistemler teklif etmelidirler.

Bu iş söylendiği kadar kolay değildir; çünkü doğru sonuca yaklaşabilmek için kullanılması gereken veri miktarı katlanarak artacaktır. Günümüzde artan veri birikimi ve bunu işlemeye harcanan kaynaklar ile çeşitli teknolojilerin günlük hayatta kullanılabilir hale gelmesini sağlamıştır.

Yapay zekanın geliştirilmesinde algoritmalar ne kadar çok önemliyse, kullanılan donanımların geliştirilmesiyle de yakından alakalıdır.

İşin korkunç tarafı sanırım burada. Geliştirilen algoritmalar ile desteklenen kuantum teknolojisiyle dünyanın sonu çok mu yakın? Bu soruya cevap vermek henüz erken ama yakında cevabın bulunacağına hiç şüphe yok.

https://www.enformasyonrafinerisi.com/engin-k-demir/yeni-nesil-teknoloji-yapay-zeka

alemihaber

10 May 2024, 16:40

Gazze


Yıllardır İsrail işgali altındaki Filistin, uluslararası alanda devlet olarak tanınma yolunda en önemli adımlardan birini atıyor.



BM Genel Kurulu, Filistin'in BM üyeliğinin BMGK'de tekrar görüşülmesi ve gözlemci statüsünde olan Filistin'e bazı ilave haklar tanınması talep edilen karar tasarısını kabul etti.



ABD daha önce veto etmişti.



https://www.alemihaber.com/dunya/filistinin-bmye-tam-uyeligi-tasa...

Daha Fazlasını Gör
Yıllardır İsrail işgali altındaki Filistin, uluslararası alanda devlet olarak tanınma yolunda en önemli adımlardan birini atıyor.

BM Genel Kurulu, Filistin'in BM üyeliğinin BMGK'de tekrar görüşülmesi ve gözlemci statüsünde olan Filistin'e bazı ilave haklar tanınması talep edilen karar tasarısını kabul etti.

ABD daha önce veto etmişti.

https://www.alemihaber.com/dunya/filistinin-bmye-tam-uyeligi-tasarisi-kabul-edildi-5052326

enginkdemir

10 May 2024, 08:15

Yazılarım


Yeni Nesil Teknoloji Yapay Zeka



Arkadaşım ile otobüste giderken mevzu “yapay zeka”ya geldi. Kendisi, yapılacak her türlü gelişmenin dünyanın sonunu yaklaştırdığına inanıyor. Yapay zekanın ise bizdeki kullanımın yanlış olduğunu da izah etti. Bizler daha çok sempatik tarafı, madalyonun aydınlık tarafı ile bilindiğini de söyledi. Karanlık tarafının, yapabileceklerinin sınırı olmadığını bilmediğimizi anlattı. Merak ettim ve şu yapay zeka hakkında kısa bir araştırma yaptım.



Yapay Zeka kısaca; bir bilgisayar ya da robotun çeşitli faaliyetleri insanlara b...

Daha Fazlasını Gör
Yeni Nesil Teknoloji Yapay Zeka

Arkadaşım ile otobüste giderken mevzu “yapay zeka”ya geldi. Kendisi, yapılacak her türlü gelişmenin dünyanın sonunu yaklaştırdığına inanıyor. Yapay zekanın ise bizdeki kullanımın yanlış olduğunu da izah etti. Bizler daha çok sempatik tarafı, madalyonun aydınlık tarafı ile bilindiğini de söyledi. Karanlık tarafının, yapabileceklerinin sınırı olmadığını bilmediğimizi anlattı. Merak ettim ve şu yapay zeka hakkında kısa bir araştırma yaptım.

Yapay Zeka kısaca; bir bilgisayar ya da robotun çeşitli faaliyetleri insanlara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti olarak tanımlanmış. Bu tanım arkadaşımın söylediği ile benzeş. Fakat daha iyi anlayabilmek için yapay zeka olarak karıştırılan; belki de yapay zeka’nın temelini oluşturan bazı teknolojik aletlerden bahsetmek istiyorum. Örneğin cep telefonun ilk akıllandığı dönemde alarm buna güzel bir örnek olabilir. Mekanik aksamlı saatlerde alarm bir zemberek ile kuruluyor ve o zemberek boşaldığı zaman alarm çalmaya başlıyor. Tekrar alarmın çalışabilmesi için zembereğin çevrilmesi gerekiyordu. Hızla gelişen teknoloji sayesinde dijitalleşen saatlerde alarm yapay zekanın öncüsü sayılabilir(mi?). Bu yapay zekanın ilk örneklerini akıllı olarak adlandırılan cep telefonlarında gördük. Senkronize olabilen rehber, not defteri, randevularımız hatta tüm hayatımız. Bizleri telefona bağımlı olmaktan kurtarıp, bilgisayar, televizyon vs. her türlü teknolojik alet ile iletişim kurulabilir hâle getirdi. İşlevler değil; çünkü randevularımızı hâlâ manuel olarak girmek zorundayız ama bu girdilerin bir yerden bir yere götürülmesi, işlenmesi, düzenlenmesi hatta bizler için tavsiyeler sunan bilmediğimiz bir program çalışmakta. İşte bu olsa olsa yapay zekadır.

Henüz emekleme döneminde olduğu söylenen yapay zekanın tezahürlerini şimdilerde herkesin cebinde görmekteyiz. İlk Siri olarak kendini gösteren yapay zeka sonrasında Cortana, Google Now, IBM Watson, IPsoft Amelia ve pek çok örneklerini google play’den görebileceğimiz şekilde türemişlerdir. Bu gelişmeler yapay zeka olarak yapmış olduğum ilk tanıma ne kadar yakınlar?



YAPAY ZEKA NEREYE KOŞUYOR

Yapay zeka olarak bize sunulan bu programların neler yapabildiklerine baktığımda sohbetin dışında internette arama yapmakta, paylaşımda bulunmakta ya da sesli arama komutlarını (bazılarını) gerçekleştirmekte. Gerçekte yapay zeka bu mu? Eğer bu ise dünyanın sonu nasıl gelebilir? Örnekleri biraz daha artıralım. Şimdilerde yapay zeka otomobillerde çok moda. Toyota otomobili için geliştirdiği Yui adlı yapay zekayı (asistan) tanıttı. Elbette Toyota otomobili tanıttı ve otomobil ile birlikte bu asistanı tanıttı… Yapay zeka sürücünün yapması gereken tüm kuralları yerine getirmek için sürücüsü ile devamlı bir iletişim halinde. Hatta oluşabilecek muhtemel kazaların önüne geçmek için önlemler alabilmekte. Bir düşünün otomobiliniz ile boş bir otobanda hızla giderken sizin isteğiniz dışında otomobil bir anda yavaşlıyor. Neler olduğunu anlamak için etrafa bakınırken ilerde bir kaza olduğunu ve yolun tek şerite düştüğünü görüyorsunuz. Sizin şu yapay zekanız yaşayacağınız muhtemel bir kazayı önlemiş oldu.

Bu şekilde anlatılan gelişmeler ve yapılan benzer uygulamalar güzel. Ben dünyanın sonunu hâlâ göremedim! Dünyanın sonuna gelmeden önce bu yapay zekanın nasıl çalıştığı hakkında biraz bilgi edinelim.

nöron yapısı

Yapay zekayı anlayabilmek için önce insan beyninin temeli olan sinir hücrelerine bakalım.

İnsan beyninde yer alan sinir hücrelerin yani nöronların yapısı bir gövde, bir kuyruk ve saçaklardan oluşur. Ana gövdeye soma ve saçaklara dendrit deniliyor. Uzun kuyruğun adı akson ve aksonun ucunda yer alan saçaklar ise snaps olarak isimlendirildi.

Basit bir ifadeyle dendritlerden gelen sinyaller ölçülüyor, işleniyor, aktarılıyor ve depolanıyor. Sinyal sayısı yeterliyse oluşan voltaj farkı, aksonun sinyal yollamasına sebep oluyor. Buradan da diğer sinir hücrelerine uyarı gidiyor. Hücreler uyarılıyor, elektrik sinyalleri iletiliyor ve beyin çalışıyor.

Elektronik devreler de bu sistemi taklit etmeye çalışıyor. Ne kadar başarılı olduğu ise ortada. İnsan beyninde ortalama 20 milyar nöron var. Her nöron aşağı yukarı 10 bin kadar başka nörona bağlı. Yani insan beynin bütün işlemleri inanılmaz paralellikte ve karmaşıklıkta gerçekleşiyor. Bu karmaşık ağın yapısı ve esnekliği ise kolay kolay taklit edilemiyor. Fakat bir bilgisayar işlemcisindeki transistör sayısının 2 milyara yaklaştığını düşünecek olursak arkadaşımın ve Stephen Hawking’in Dünyanın Sonu gelecek kuramı hafife alınmaması gerektiğinin ipuçları niteliğinde… Size daha kötüsünü haber vermem gerekirse kullanmakta olduğumuz bilgisayarların yakın zamanda teneke olabileceği ve bunların yerini Kuantum Bilgisayarların alacağını söylersem öngörü hatalı olmaz. Eğer gelecek kuantum ise bu şu anlama geliyor ki milyarlarca verinin saniyeler içinde bilgisayar tarafından işlenmesi demektir. Korkmak için henüz erken; çünkü Kuantum bilgisayarların çalışmasının temelindeki kübit adı verilen fotonları kontrol etmeyi tam anlamıyla başarabilmiş değiliz. Şimdilik sadece şifre kırmak için kullanılmakta.



YAPAY ZEKA NASIL ÇALIŞIR

1957 yılında Fran Rosenblatt insan beyninin çalışma şeklini çözmek için Perceptron adı verdiği tek bir nöron modeli hazırladı. Algılayıcı, fark edici gibi anlamlara gelen Perceptron, biçim algılamak için hazırlandı.

Perceptron’un tasarım gayet basit, veriler giriyor ve her verinin bir ağırlığı var. Veri temel olarak 1 ve 0 olsa da taşıdığı ek bir değeri olan ağırlık ile çarpılarak hesaplanıyor. Sonuçlar ortaya konuyor ve değerler belirli bir aktivasyon eşiğini aşıyorsa 1, aşmıyorsa 0 sinyali gönderiliyor. Böylece bilgisiyar sadece 1 ve 0 veri girişi değil, gelen verilerin doğruluk oranını da hesaba katmış oluyor.

perceptron

Bu işleme yardımcı olmak için başka, bir de eğilim katılıyor. Sonuçları daha doğru hale getirmek için başa sabit bir değer ekleniyor. Bu değer sayesinde perceptronun kararsız kalması engelleniyor. Ağırlıklar önceden hesaplanmış sonuçlara göre belirlenip işleme dahil ediliyor.

1 ve 1 verisi 1 sonucunu, 0 ve 1 verisi 0, 0 ve 0 verisi 0, 1 ve 0 verisi de 0 sonucunu veriyorsa burada sonuçların çoğu 0 olacaktır. Yani ağırlık 0’dır. Bu şekilde belirlenen ağırlık, 4 kombinasyondan 3’ünde doğru sonuç verecektir. Bu eğilim seti 1 hata üretecektir.

Ağırlıklar bu hatayı da hesaba katacak şekilde değiştirilir. 0 ve 1 arasında bir sabit belirlenir, bunun adı da öğrenme oranıdır. Bu teoride işe yarasa da tek katmanlı perceptron başarılı olamamıştır. Başarısız olan tek katmandan çok katmanlı sisteme geçiş yapıldı. Çok katmanlı perceptron girdi katman, gizli katman ve çıktı katmandan oluşmaktadır.

perceptron çok katmanlı

İlk sistem ileri doğru veri ileten nöral ağ iken, çok katmanlı sistemde en az üç katman vardır ve daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Gizli katman örnekte üç adet perceptrondan oluşmakta ama bu sayı artabilir. Sayı arttıkça başarı da artar. Bu tür ağların esas sorunu doğruluğu kanıtlanmış verilerin gerekmesidir.

Kullanılan standart fonksiyon: f(x) = 1/(1+e-x) şeklindedir. Başka algoritmalar hiperbolik tanjantı ve hata fonksiyonunu da dahil etmiştir. Ağırlıklı girdiler yoğun olduğunda 1’e yakın, çok az olduğunda 0.5, çok büyük ve negatif olduğunda ise 0’a yakın bir sonuç verilmektedir. Hesaplanan ağırlıklar sayesinde yapay zekanın benzer olanı bulması son derece kolaylaşmaktadır.

Rastlanma sıklığı yüksek ise doğruluk değeri yüksek, değilse düşük ölçümü esas alınıyor görüldüğü üzere. Bu kritere ne kadar emniyet edebiliriz? Yapay zekadan endişe edenler, yapıcı tenkitlerini bu yönde geliştireceklerse demek ki 'sonlu durumlar tablosu'nu güncellemekte başarılı sistemler teklif etmelidirler.

Bu iş söylendiği kadar kolay değildir; çünkü doğru sonuca yaklaşabilmek için kullanılması gereken veri miktarı katlanarak artacaktır. Günümüzde artan veri birikimi ve bunu işlemeye harcanan kaynaklar ile çeşitli teknolojilerin günlük hayatta kullanılabilir hale gelmesini sağlamıştır.

Yapay zekanın geliştirilmesinde algoritmalar ne kadar çok önemliyse, kullanılan donanımların geliştirilmesiyle de yakından alakalıdır.

İşin korkunç tarafı sanırım burada. Geliştirilen algoritmalar ile desteklenen kuantum teknolojisiyle dünyanın sonu çok mu yakın? Bu soruya cevap vermek henüz erken ama yakında cevabın bulunacağına hiç şüphe yok.

https://www.enformasyonrafinerisi.com/engin-k-demir/yeni-nesil-teknoloji-yapay-zeka